Monday, August 6, 2012

Semerkant - Amin Maalouf






Fazla serin olmayan bir vapur akşamında,

-Ömer Hayyam’ı bilirmisin ? dedi bana,bilmezdim o geceye kadar.O gece belki sana rastlarım diye,rubailer okudum bazı bazı.

Sonrasında birgün beklerken bir vakti,bir dergide ‘Okunması gereken 10 kitap’ yazısını gördüm.Okunması gereken 10 kitaptan bir tanesi ‘Amin Maalouf Semerkant’ … Sana sormam gereken bir sorum daha oldu.Bu kitabı okumuş muydun ?







Daha nice kent, İslam ülkesinin en konuksever kenti olduğunu iddia eder. Ama bu sıfatı sadece Semerkant hak eder. Bildiğim kadarı ile bugüne kadar hiçbir yolcu, yatacak ve yiyecek parası vermemiştir. Yolculara ya da yoksullara yardım edebilmek için iflas etmiş nice aile tanırım. Ama tek bir gün övündüklerini duymazsın. Sokak başlarında gördüğün çeşmeler, gelen geçenin su içmesi için yaptırılmıştır. Kimi tuğladan, kimi çiniden, kimi bakırdan iki bin çeşme vardır, hepsi Semerkant’lıların armağanıdır. Bir teki bile teşekkür alacağım diye, üzerine adını yazdırmamıştır.







Temel olarak iki kısımdan oluşan kitabın ilk kısmında 11.yy'ın başlarında Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ı yazma süreci ve hayatı anlatılıyor.Ömer Hayyam; İranlı şair,filozof,matematikçi,astronom. Evreni anlamak için, içinde yetiştiği İslam kültüründeki hakim anlayıştan ayrılmış, kendi içinde yaptığı akıl yürütmeleri eşine az rastlanır bir edebi başarı ile dörtlükler halinde dışa aktarmıştır. Çadırcı anlamına gelen "Hayyam" takma adını babasının çadırcılık yapmasından almıştır. Ayrıca İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bir semte adını da vermiştir. Tarlabaşı bulvarında Sakızağacı ışıklardan başlayıp, Tepebaşı'na kadar inen caddenin adıdır. Hayyam aynı zamanda çok iyi bir matematikçiydi. Binom Açılımını ilk kullanan bilim adamıdır. Hayyam döneminde Astrolojiye önem vermiş.Şehirin önemli isimlerine yıldız haritalarını çıkararak burçlara yön vermiştir.Hayyam, genelde şiirlerindeki eğlence düşkünlüğünün belirgin olmasından dolayı Rubâileri ile ünlenmiştir. Rubailerinde, dünya, var oluş, Allah, devlet ve toplumsal örgütlenme biçimleri gibi hayata ve insana ilişkin konularda özgürce ve sınır tanımaz bir şekilde akıl yürüttüğü görülmektedir.Rubailerindeki ifade biçimi nedeniyle kimi mollalar tarafından zındıklıkla suçlanır.







Selçuklu Devleti’nin Semerkant’ı ele geçirmek istemesi,padişahların tutumu yine ilk bölümde anlatılmıştır.Selçuklu Devleti padişahı Alparslan’ın veziri Nizamimülk kitapta en çok ismi geçen karakterlerden.Nizamimülkün tek amacı ‘Büyük bir İslam devleti kurmak’ Hasan Sabbah ise Ömer Hayyam’ın yardımı ile saray kervanına katılır.Nizamimülk ile aralarında ki inanılmaz rekabet farklı boyutlara ulaşır.Hasan Sabbah’ın tek amacı Nizamimülk’ü devirmek olur.Bu nedenle İslam aleminin dört bir yanına başkaldıran tohumları eker,kendisini ölümüne izliyecek müritleri vardır.Bu topluluğun adına Haşşaşinler denir.Haşşaşinler kendilerine radikal bir din akımının takipçileri, ya da fedaayiin (Arapça fedailer –bir amaç uğruna kendini feda etmeye hazır olan) derlerdi.







Ömer Hayyam hayatı boyunca Nizamimülk ve Hasan Sabbah arasındaki rekabete rağmen ikisiylede iletişimi koparmamıştır.







Kitabın ikinci kısmında ise kitabın baş kahramanı Benjamin O. Lesage'in 19.yy sonunda bu el yazmasını aramak üzere İran’a doğru yola çıkar. Bu hikayelerin eksen alındığı süreçte İran'ın yaşadığı politik modernleşme süreci ele alınmıştır.







Birinci bölüme oranla ikinci bölüm İran politikası altında ezilmektedir.Benjamin’in Semerkant Yazmasını (Rubaiyat) bulması ve günümüze kadar gelişi anlatılmaktadır.







Ömer Hayyam’dan dörtlükler







İçin temiz olmadıktan sonra

Hacı hoca olmuşsun, kaç para!

Hırka, tespih, post, seccade güzel;

Ama Tanrı kanar mı bunlara ?







Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:

İki başımız var, bir tek bedenimiz.

Ne kadar dönersem döneyim çevrende:

Er geç baş başa verecek değil miyiz ?







Şu dünyada üç beş günlük ömrün var,

Nedir bu dükkanlar, bu konaklar?

Ev mi dayanır, bu sel yatağına?

Bu rüzgarlı yerde mum mu yanar ?







Okunması Dileğiyle…

Şenay


Yufkalı Pilav Tarifi













Yufkalı Pilav


MALZEMELER

4 su bardagi pirinç 

250 gr margarin

1 adet yufka

karabiber

tuz

YAPILIŞI

Tencerenin içini bir miktar margarinle iyice yaglayin, sonra yufkayi serin.

Diger yanda pirinci ilik suda 60 dakika dinlendirin. Sonra iyice yikayip,

suyunu süzdükten sonra tenceredeki yufkanin içine koyun. Margarini eritip

pirincin üzerine dökün ve yufkayi pirinçlerin üzerini kapatacak biçimde

katlayin. Tencereyi orta hararetli firina koyup yanm saat pisirin. Yufkanin

üstü pembelestiginde firindan çikarin. Ters çevrip, servis tabagina alin ve

servis yapin.

Sunday, August 5, 2012

HAYATIN İÇİNDEN BİR KESİT



Bugün beni çok etkileyen bir olay yaşadım. Belediye otobüsüne binmiş, otobüsün kalkmasını bekliyordum, klima çalıştığı için otobüsün kapıları kapalıydı. Dışarıdan korkunç bir ağlama sesi gelmeye başladı. Hemen camdan dışarıya baktım, benimle birlikte bütün yolcularda iç güdüsel olarak camdan bakmaya başladık. Sesin kaynağını bir türlü bulamadık. O sırada annesinin elinden tutan küçük bir kız çocuğu ağlayarak yanımızdan geçiyordu. Önce sesin küçük kızdan geldiğini zannettik. Ancak ses bu ufaklıktan çıkamayacak kadar yüksekti. Az sonra fark ettik ki, genç bir kadın kaldırıma oturmuş bağıra bağıra ağlıyordu. Yoldan geçenler kadına bakıyordu, bir kaç kişi yardımcı olmaya çalışsa da kadın ne olduğunu anlatmıyordu. Başına bir şey mi gelmişti, düşüş müydü, kötü bir haber mi almıştı, sadece ağlıyordu. Herkes kısa süreli bir şok yaşadı. Sonra bir kaç kişi bu normal giyimli, normal kadının etrafında güvenlik çemberi oluşturdu ve gelen geçene ağlıyor, bir şey demiyor, deli herhalde diye söylenmeye başladılar. Ben yanına gidip yardımcı olmak istedim ama otobüsün kapıları kapalı ve şoförümüz yok. Sonar kadın ağlaya ağlaya kalabalığın içinde kayboldu, kimse ona ne olduğunu anlamadı. Yardıma ihtiyacı olup olmadığını anlamadığı için de yardımcı olamadı. Kimseyi suçlamıyorum ama bir kadın olduğum için mi bilmiyorum ama bu olay beni çok etkiledi. Kadın kimdi?. Neden bu kadar çok ağlıyordu ve her şeyden önemlisi gerçekten yardıma ihtiyacı var mıydı?

Bu kocaman şehirde öylesine korkularla, kaygılarla yaşıyoruz ki, tanımadığımız insanlardan öylesine korkuyoruz ki, değil yardım etmek dönüp bakmaya çekiniyoruz. O kadar olumsuzluk yaşıyoruz ki, olumsuz olana dönüp bakmayı, zaman ayırmayı vakit kaybı olarak görüyor. Başımıza kalır diye istemiyoruz. Orada oturan bir gün bende olabilirim, ailemden biri, kız kardeşim, en yakın arkadaşım da olabilir. Düşüncesi bile korkunç, duyarsızlık ne kötü, ne illet bir hastalık.

Umarım geçici bir ağlama krizidir, şimdi hayatına kaldığı yerden devam ediyordur.

04.08.1980

HALENİN HARESİ

Saturday, August 4, 2012

cicekli havlu kenari danteli

cicekli havlu kenari danteli değişik havlu kenarı danteli,havlu dantelleri,havlu dantel örnekleriçiçekli havlu kenarı danteli









cicekli havlu kenari danteli ile alakali benzer icerik

oya yapimi cok kolay




dantel modelleri danteller

2006 DantelAltın Başak DantelAltın Başak Dantel ÖrnekleriAltınbaşak DantelAnchor DantelAntik DantelAra DantelAra Dantel ÖrnekleriAra DanteliArkadaşça




mekik oyalari 5

Mekik Oyaları 5 Mekik Oyaları,Bobbin lace Mekik,Oyaları,Bobbin,lace Mekik Oyaları




orgu dantel orgu dantel

orgu dantel orgu dantel




dantel havlu kenarlari ornekleri dantel havlu kenarlari dant

, iki renkli havlu kenarı örnekleri , güllühavlutantel , havlu örnekleri , huvlu kenerı




orgu modelleri

1/5/2011 · Kategori : ÖRGÜ YAPIMLARI Kesme şeker modeli netten alıntı…iki şiş haroşe ve




kizli havlu kenari ornegi

12/2/2009 Arkadaşlar ben bu güzel kızlı dantel örneğini nette gezerken gördüm.Bu bir havlu kenarı




damat bohcasindaki havlular

Damat bohçasından çeşit çeşit havlular. Damat bohçası nişandan önce gelin evine götürülüyor, gelin bohçası




kurdele nakisli havlu







Popular Articles:
  • CICEKLI DANTEL HAVLU
  • çiçekli havlu kenarı modeli
  • renkli havlular dantel

Friday, August 3, 2012

GİYİM SEÇİMİNİZ KİŞİLİĞİNİZİN GÖLGESİ


İnsanların kişiliğini ilk görüşte az çok tahmin etmek aslında zor değil. Nasıl olacak bu derseniz yanıt basit: Giydiklerine bakarak... Bir pantolon  üstüne giyilmiş bir tişört ve altındaki ayakkabılar o kişinin özgür ruhlu, titiz, muhafazakar gibi özelliklerini ortaya serer. Örneğin asi ruhlu bir insanı formal bir giyimde görmeniz olasılıksız gibidir. Ya da klasik yapıda bir insanı, son trend çılgın kıyafetlerle gördüğünüzde şaşırırsınız. Giyim sektörü, özellikle son on beş yılda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ciddi ataklar yapmıştır. Özellikle kadınların iş hayatında payının artması konfeksiyonda çeşitliliği de arttırmıştır. Artık sadece özel günlerde, davetlerde değil günlük hayatta sokakta da son derece şık ve bakımlı kadınlara rastlamaktayız. İyi dikilmiş kumaş pantolonların üzerine basic tişört ve topluklu ayakkabılarla işe giden kadınlar tüm günü bu şekilde geçirerek, sosyal hayatına da yine aynı akşama, aynı giyimiyle belki sadece aksesuarlarını değiştirerek devam edebilmektedir. İş hayatına yönelik kreaksyonların yanında günlük spor giyim, iç giyim, abiye giyim ve çocuk giyimi de son hızla gelişmektedir. İç giyimi, dış giyimden ayrı olarak düşünmemek gerekir. İç giyimin, gün içerisinde giyilen kıyafete kesinlikle uygun olması gerekmektedir. İnce askılı, dolgulu, askısız, balenli, balensiz ve farklı renklerde bulunan sütyenler o gün giyilen bluz, tişört ya da gömleğe uygun olarak seçilmelidir. Aksi taktirde hoş olmayan durumlar ortaya çıkabilmektedir. Sadece kadın, erkek değil hamile ve çocuk giyimde de artık moda diye bir kavram var. Hemen hemen tüm çıkan trend kıyafetlerin küçük boy modelleri üretilmekte, model dışında renk açısından da çocuk giyim sektörü son moda renkleri kreasyonlarında kullanmaktadır. Örnek olarak vermek gerekirse mercan rengi 2011-2012 modasına damgasını vuran renk. Çocuk giyime bakıldığında bu renkte pantolon , tişört,kazakve etekler vitrinleri süslemektedir. Ya kırmızı, yeşil, turkuaz gibi canlı renklerde deri ceketlere bu yıl çocuk kreasyonlarında da rastladık. Bu abartılmadığı sürece, çocukları büyümüş de küçülmüş bir havaya sokulmadığı müddetçe hoş olabilmektedir. Özellikle bu duruma çoğu tasarımcı dikkat etmektedir. Özel bir çaba ile farklı tiplere girmek mümkün olsa da doğal olarak bırakıldığında seçilen kıyafetler kişiliğe tam olarak oturuyor. Aksi zaten zorlama olduğundan hoş görünmüyor. Tarzınıza ve kişiliğinize uygun yüzlerce seçenek giyim ve aksesuar için http://www.giyim.com.tr sitesini incelemenizi tavsiye ederiz.

1208.0513 (Y. Nishikawa et al.)


Phase diagram and critical points of a double quantum dot    [PDF]

Y. Nishikawa, D. J. G. Crow, A. C. Hewson

We apply a combination of numerical renormalization group (NRG) and renormalized perturbation theory (RPT) to a model of two quantum dots (impurities) described by two Anderson impurity models hybridized to their respective baths. The dots are coupled via a direct interaction $U_{12}$ and an exchange interaction $J$. The model has two types of quantum critical points, one at $J=J_c$ to a local singlet state and one at $U_{12}=U_{12}^c$ to a locally charge ordered state. The renormalized parameters which determine the low energy behavior are calculated from the NRG. The results confirm the values predicted from the RPT on the approach to the critical points, which can be expressed in terms of a single energy scale $T^*$ in all cases. This includes cases without particle-hole symmetry, and cases with asymmetry between the dots, where there is also a transition at $J=J_c$. The results give a comprehensive quantitative picture of the behavior of the model in the low energy Fermi liquid regimes, and some of the conclusions regarding the emergence of a single energy scale may apply to a more general class of quantum critical points, such as those observed in some heavy fermion systems.
View original: http://arxiv.org/abs/1208.0513

Thursday, August 2, 2012

İftar için Serinletici Kiraz Şerbeti Nasıl Yapılır, Tarifi






Ramazan ayının gelmesiyle ve sıcakların iyiden iyiye kendini göstermesiyle birlikte susuzluğunuza biraz olsun serinlik katacak güzel bir şerbet tarifini paylaşacağım bugün sizlerle.. Bugünün tarifi, kiraz şerbeti.. Kiraz mevsiminde olduğumuz şu zamanda kolayca yapabileceğiniz çok güzel bir serinletici, hafif lezzet..

Kiraz Şerbeti için Malzemeler;



  • 3 litre civarı su

  • 150 gr şerbet şekeri kırmızı olanlardan (lohusa şerbetinde kullanılanlardan)

  • 500 gr kiraz,

  • 5-6 tane karanfil,



Yapılışı ;



Bir cezvede karanfil tanelerini 1 çay bardağı suda kaynatıp yumuşatın.



Şerbet kaynadıktan sonra altını kapatıp soğumaya bırakın. Soğuyan şerbete karanfilli suyu ekleyin, Şerbeti soğuk olarak servis edin.



Evet hepsi bu kadar.. Hepinize afiyet olsun.. Başka bir tarifte görüşmek üzere..



Yorumlarınızı da bizimle paylaşın nasıl beğendiniz mi bu güzel şerbet tarifini..



 



Bunlarda İlginizi Çekebilir;

Google arama sonuçları